gözlerim yaşlarla dolu...
durmuyorlar bir türlü. ağzım burnum kaymış halde. burnum kıpkırmızı. evet, yine alerjim azdı. çünkü moralim şımarık bi' çocuğun elindeki kar küresi gibi bir aşağı bir yukarı çalkalanıp duruyor. yine 24 saat hiçbir şey yemeden, su içme ihtiyacı bile hissetmeden geçen zamanlar... gecelerce uyumamalar. yok ben bu hikayeden bıktım artık ya.
kediyi sevmek bile kesmiyor. hatta hayvan sahibine çeker derler ya; o da benim gibi dengesiz. bazen beni çıldırtıyor ben ona saldırıyorum o da bana... sonra can ciğer kuzu sarmasıyız sonra bi' daha terör esiyor evde... alerjim kudurunca o da odanın dışına atılıyor tabii ki. o da sevmiyor moralimin bozulmasını, herkese zarar çünkü...
acı veren şeyleri yazamıyorum artık. eskisi gibi yazdıkça yüzleşip, geçip gidemiyorum. daha da kalıcı oluyorlar aklımdan çıkmıyorlar. o yüzden yazıp yazıp siliyorum "kaydı yayınla" düğmesine basmak yerine...
mutlu olmak için sebep aranmazmış. mutsuz olmanın sebebi olmazmış. çevremde beni mutlu edebilecek bir sürü şey var ama hiçbirini gözüm görmüyor, elim uzanmıyor hiçbirisine...
çünkü kendimi büyük bir parkın ortasında terk değilmiş çocuk gibi hissediyorum. bana bunu yapan her ne varsa silinsin istiyorum zihnimden, bedenimden, kalbimden...
v. ya da her kimsem

4 yorum:
harcadığımız en bol şeyin zaman olduğunu unutmayıp kendini toparlarsan hepimiz seviniriz.
çocuk ağlayalım beraber....
Silme yazdıklarını!
Bırak aksın!
Biz sadece bakabiliriz. Göremeyiz bile. Ama sen yazdıkça değişeceksin.
İnsana dost lazım, acılı ve keyifli anlarında yanında olabilen. İnsana sevgili lazım, saracağı ve sarmalanacağı. İnsana rehber lazım, ışığı ile yürüyebileceği...
Yorum Gönder