skip to main | skip to sidebar

Victor

Fotoğrafım
victor's secret
victorandsecrets@yahoo.com
Profilimin tamamını görüntüle

all the secrets

  • ► 2017 (1)
    • ► Ekim (1)
  • ► 2012 (1)
    • ► Eylül (1)
  • ► 2011 (4)
    • ► Kasım (1)
    • ► Ekim (1)
    • ► Nisan (1)
    • ► Ocak (1)
  • ► 2010 (32)
    • ► Aralık (3)
    • ► Ekim (3)
    • ► Haziran (1)
    • ► Mayıs (3)
    • ► Nisan (4)
    • ► Mart (4)
    • ► Şubat (6)
    • ► Ocak (8)
  • ▼ 2009 (18)
    • ► Aralık (5)
    • ▼ Kasım (7)
      • bar-yam günlüğü...
      • mad world
      • insomnia... hipersomnia... disturbia...
      • zor zamanlar... "artık"lar...
      • victor's in such a static shock
      • ortaya karışık...
      • victor is back...
    • ► Ekim (6)

other's secrets

  • 3 Kisim Tekmili Birden Muzikli Komedi
    külo aldım :(
    7 yıl önce
  • bir hoş sadâ
    kahvecikler
    13 yıl önce
  • CANI SIKILAN ADAMIN GÜNLÜĞÜ
    Samannyolu ile ilgili iddialar
    13 yıl önce
  • EVVEL ZAMAN İÇİNDE YEMEKLER
    Güllü Lavantalı Şeftali ve kayısılar
    17 yıl önce
  • free piano sheet music
  • Gaykedi
    11 yıl önce
  • just relax
    Videa Online Peter Gabriel - Chorus French TV 1978 1978 Teljes Film Magyarul HD
    5 yıl önce
  • MONTEYN
    Sara Krizi ve Çöküş Üzerine
    11 yıl önce
  • NarincE
    Taze Incir Reçeli
    8 yıl önce

visitors

clickers

Vıctor's Secrets

victor'un en gizli kalmış yönleri, kimselere anlatamadıkları; aşk, ihtiras, dalavera, entrika dolu hikayeleri...

zor zamanlar... "artık"lar...

15 Kasım 2009 Pazar

artık bi' işim yok, artık her şeyi paylaştığım bi' "en yakın" arkadaşım yok, artık bütün "o kadar da değillerime" rağmen aynada beğenerek baktığım o gerçek dansçı vücudum yok, artık içimde sürekli mırıl mırıl şarkı söyleyen o adam da yok, artık bin küsür filmlik arşivi bitirme isteği yok, artık "her şeye iyi davran gülümsersen her şey güzel olur" yok, artık lezzetli yemekler yapma yeni tatlar deneme isteği yok, artık arkadaşlarla telefonda yapılan o güzel sohbetler yok, artık sabahlara kadar süren kitap okuma çılgınlıkları yok, artık anneye telefonda "nasılsın yavrum" demeler yok, artık yüksek sesle patlatılan kahkahalar yok, artık birilerine kapılıp gitme cesareti de gücü de yok, artık herkesi çoğu zaman belli etmeden peşinden sürükleyen o adam yok...

ar tık yok

tık yok

yok


şimdi... işe güvenerek alınmış bi' kaç eşyanın borcu var, evin ödenmesi gereken faturaları var, odada saatlerce yalnız başına kalmalar var, midem bulanıyor bahanesiyle üst üste ertelenen öğünler, ayakta durabilmek için zorla yenilen şeyler var, unutmak için bütün gün evi temizlemek, aynaya bakmamak için onu silmeye üşenmek var, doğal müzik çaları artık çalmadığı için hoparlörden gelen seslerden medet ummak, dayanamayıp kapatmak, sonra tekrar açmak(...) var, saatlerce boş ekrana bakmalar saçma sapan şeylere tıklayarak vakit harcamalar var, sürekli kendini somurturken bulmak, kendi düşmüş yüzüne gıcık olmalar var, şarjı bitmiş kenarda duran telefonlar, bir dolap dolusu tozlanmaya bırakılmış kitaplar, etrafa dağılmış kıyafetler var, arada bir merak etmesin diye anneye zorla denen alolar, "lütfen bu konuyu tartışmayalım"lar, yüzüne telefon kapatmalar, ardından boşalan yaşlar var, moralleri bozulmasın ayıp olmasın diye zorla gülümsemeler, uyumamak için sürekli üretilen bahaneler, hiç farkında olmadan sabaha karşı sızıp kalmalar var...

şimdi, sadece peşinden gidecek birini arayan, bir adam var...


victor

Gönderen victor's secret zaman: 00:09:00    

8 yorum:

B. dedi ki...

Geri gelecek. Bir süre uyuyacak o adam, sonra, uyanacak. Ben 4,5 yıl uyudum, yeni uyanıyorum. Birşeyler oluyo, ölüyo yaşam sevincimiz. Gözlerimizin ışığı sönüyo. Eski "ben" e bakıp üzülüyoruz. Hepsi başka şekillerde, başka zevklerle, sevinçle gelecekler. inanıyorum buna hem senin, hem kendim için.

17 Kasım 2009 01:25  
victor's secret dedi ki...

sevgili berna, 4 gündür sadece uyuyorum, uyanık olmaktan daha iyi geliyor ama ben de artık hepten uyanmak istiyorum...

umarım inancın bana da bulaşır...

17 Kasım 2009 20:50  
kremkaramel dedi ki...

ne desek seni yatıştırmak zor ama en azından dinliyor ve en önemlisi anlıyoruz

18 Kasım 2009 16:07  
The King dedi ki...

Ne yaparsan yap kendine acıma. Hemen kalk, dışarı bak. Güneşli bir köşe bul. Cebinde ki parayı say. Sıcak bir çay söyle kendine. Ve plan yap. Kısa dönem bir aksiyon planı çıkar kendine. Kendine acıma. Maddeleri bir bir sırala. Bir çay daha söyle. Kendine acıma. Yanındaki insanları listele. Kötü gün dostların belli olsun. Kendine acıma. Bu işin en keyifli yanı nedir bilirmisin çocuk? Dibe vurup ayağa kalkmak. Kaybedecek bir şeyin kalmamışken , attığın her küçük adım sana muazzam haz verecek emin ol. Kendine acıma. Sen en iyisine layıksın. Lidersin. Kalemin güçlü. Acıyı tatmış bir adamsın. Bu mu seni yere yapıştıracak? Kendine acıma. Ayağa kalk .İlk adım benden olsun. Haydi göreyim seni.

18 Kasım 2009 20:39  
The King dedi ki...

Yorum denetlemeyi kaldır bir de. Bürokratik bir engel gibi. Seninle bağdaştıramıyorum nedense.

18 Kasım 2009 20:40  
B. dedi ki...

maillerine hiç bakmıyor musun?

19 Kasım 2009 22:54  
gaykedi dedi ki...

bu da geir, bu da geçer, ağlama...

ve sakın kendine acıma, hepimiz ne zor yollardan geçtik unutma.

21 Kasım 2009 03:38  
Adsız dedi ki...

Sevgili Victor,
İnan bana bunları bunu herkes gibi sende, bende yaşadım. Eski kimliğimizi kaybettiğimiz dönemler. Heyecanlar,sevinçler herşey... Uyumak en güzel çözüm gibi gelebilir ama yaptıkların uğraştıkların değer verdiğin herşey aslında orda bir yerlede durduğunu göreceksin.
Hayatta sağlıklı olduğun sürece, yeniden başlaman için hiç bir engel yok.
İşin özü burda zaten, "denemek"...
Sevgilerimle

Not: Film arşivinden vaz geçme sakın, bir gün gelir o arşivleri karşılaştırırız ;)

24 Kasım 2009 12:12  

Yorum Gönder

Sonraki Kayıt Önceki Kayıt Ana Sayfa
Kaydol: Kayıt Yorumları (Atom)

translate the secrets! traduire les secrets! ¡Traduzca los secretos! 翻译秘密!का अनुवाद गुप्त बात!

Blog Design by Gisele Jaquenod

Work under CC License

Creative Commons License