ne buluyorlar?
başkalarıyla uğraşmakta; tanıdıklarını da geçtim, hiç tanımadığı insanlara bile zarar vermeye çalışmakta; zamanlarını saçma sapan şeyler yazarak blog yazarını rahatsız edebilecek olmakta
ne buluyorlar?
telefon sapığım hiç olmadı ama ne yazık ki blog sapıklarıyla uğraşıyorum şu aralar. hiç durmadan anlamsız şeyler yazan, garip yorumlarda bulunan insan(?)lar... hele bir tanesi var ki daha yazdığı yorum yayınlanmadan o yoruma cevap olarak başka bir isimle yeni bir yorum yazacak kadar saf.
oysa farkında değiller mi hayat ne kadar kısa? işte daha iki gün önce 22 yaşında bir delikanlının ölüm haberini aldım. çok sevdiğim bir arkadaşım kendi elleriyle gömmüş kuzenini. beyninde ur varmış. ameliyata girerken konuştuklarını anlattı. öleceğinin farkındaymış. geride bıraktığı nişanlısı için üzülüyormuş. yine de hayallerinden bahsetmiş. yaşadığı şokla uzun uzun anlattı bana her şeyi arkadaşım. içim parçalandı. içimde uzun zamandır küllenmiş olan pişmanlık yine alevlenmeye başladı. geç kalmanın pişmanlığı...
saliha teyze. annemin iyi yürekli kuzeni. o öldü. 2 yıl kadar önce. liseden beri ne zaman başım sıkışsa istanbuldaki en büyük desteğim oldu o ve evlatları... üniversite yıllarında istanbul'un keşmekeşi içinde onları unutur oldum. utanarak söylüyorum, sadece başım sıkıştığında arıyordum. ziyaretlerimi hep erteliyordum. sonradan da gitmemek için bir bahanem oluyordu...
sonra bir gün içimden geldi. git bir gör dedim kendi kendime, çok uzun zamandır gitmedin. ertesi gün gidecekken bir şey çıktı yarın gideyim dedim. sonra ertesi günü yine bir bahane, yine erteleme ama içim çok huzursuz. sonra annem aradı, izmir'den geliyorum diye. nedenini sordum, saliha teyzen çok hasta dedi, yarın onlarda görüşürüz. ertesi gün sabah erkenden yola çıktım, annem sabaha karşı varmıştı istanbul'a, saliha teyzelerin sokağının başında annemi gördüm. bana doğru geldi. sarıldık özlem giderdik. hastaneden aradılar dedi sakince, saliha teyzeni kaybettik oğlum... karnıma yumruk yemiş gibi oldum. sesimi çıkaramadım bir süre. annem usulca bir şeyler daha dedi ama ben buz gibi havaya rağmen cayır cayır yanıyordum. pişmanlık böyle yakıyordu işte...
aynı gece büyük kızının geçirdiği sinir krizi, torunlarının gözlerinden akan yaşlar, bir köşeye sığınmış gizlice gözyaşı döken büyük oğlu; ertesi günü cenaze namazı ve hayatımda ilk defa birinin defnedilişini izlemem. annemin cansız bedenini kendi omzumda toprağa teslim eden ben olsaydım, o kadar sakin kalabilir miydim bilmiyorum. belki de hiç bilmek istemeyeceğim...
kafamın içinde 2 gündür aynı sözler dönüp duruyor; ölüm ölen için değil geride kalanlar için felaketmiş...
victor

8 yorum:
Keşkelerin insanın ruhu katleden birşey olduğunu zamanında çok acı bir olayla öğrenmiştim. İnsan yakın birini kaybedince daha çok anlıyor bunu. Hani son sözünde söylemişsin ya geride kalanlar için felaket, zaten bunu yitip giden arkadaşının kuzeni dahi söylemiş "nişanlısı" için üzülüyormuş.
Ölmek sadece bir kurtuluş, geride kalanlar onun yüküyle yaşamaya mahkum kalıyorlar.
Bu arada sapıkları görmezden gel, bunlar bizim bloglar arasında dolaşan sokak köpekleri. Yiyecek birşey vermedin mi çekip gidiyorlar.
keyif duyuyorlardır
ama herifin taktik süpermiş:)böylelerine verilebilecek en iyi cevap hiç cevap vermemektir.boşver yani.
rahmet diliyoruz kendisi için.yapılabilecek en iyi şey aslında anı yaşamak.daha fazlası değil.ama insanoğlu bir şekilde geleceği yaşamakla meşgul olduğu için bugünü unutuyor sonra da pişman oluyor.hepimiz de var bu.
ya geçmişte takılıp kalıyor ya da gelecekte yaşıyor insanoğlu... gerçekten günü yaşayan, şimdi ve burada kaç kişi var acaba?
mümkün olduğunca günü kurturmaya çalışıyorum ben:)carpe diem felsefem oldu liseden sonra:)çünkü liseden mezun olduğumda geleceği hazırladığım için pek bişey bırkamamıştım geride.belki de iyi de olmuştu ama o zaman yitip gitmişti ellerimden.şimdi geri getiremediğim için ders aldım geçmişten yani:)
sevgilisi olan bi heteroya aşık oldum intihar etmek istiyorum bunu niye buraya yazdim bilmiyorum cok caresizim
psikoloji bildiğini sanıyordum. bir film gibi, onlara sebep olan şey şaşırtıcı şeyler de olabilir. hatırla suçlu çocukları. ulan bizi hırsız çocuklara benzetti de demesin şimdi onlar :) öpüyorum herkesi
psikoloji bilmek! o da ne?
evet psikoloji eğitim aldım ve belirtilerini gösterdiğin teşhisi duymak bile istemezsin...
Yorum Gönder